Pazarlama, iş dünyası konularında onlarca kitap yazan dünyaca ünlü yazar Seth Godin, son günlerin popüler akımı NFT hakkında olumsuz görüşler belirtti. 60 yaşındaki yazar, NFT’ler için ‘tehlikeli bir tuzak’ tanımlaması yaptı ve blogunda “Bu bir balon ve bundan uzaklaşalım” tavsiyesinde bulundu.

‘Pazarlama Gurusu’ olarak tanınan dünyaca ünlü yazar Seth Godin, son dönemin en çok konuşulan konusu olan kripto dünyasının yeni fenomeni ‘Digital Art’ diye de tabir edilen ‘NFT’ konusuna eğildi ve bu konuyla ilgili kendi blogunda bazı tespitlerde ve uyarılarda bulundu.

Sanatçıların eserlerini dijitalize ederek ‘değiştirilemeyecek şekilde eşsiz’ bir hale getirerek token’laştırması yani dijitalleştirmesi adı verilen NFT, konusu herkesin dilinde. Seth Godin de bununla ilgili olumsuz görüşler belirtti. İşte Seth Godin’in blogunda NFT hakkında söyledikleri…

“NFT’ler çoğu tuzak gibi, önce gizemlidirler, sonra çekici gelirler ve artık çok geçtir. NFT, dijital hazine sandığı, bir statü sembolü ve görünür bir değer öğesidir.

Bir Pokemon kartı veya orijinal bir Picasso çizimi veya 1955’ten bir Disney animasyon filminin gerçek çerçevesi gibi, NFT’ler de dijitalleşen bir dünyada bir ve tek, parçalanamaz bir gerçeklik parçası olacak şekilde tasarlandı.

Bu şeye ya sahipsindir ya da değilsindir.

Konuyu tam anlamıyla açıklığa kavuşturmak için *Honus Wagner‘i düşünün. Bir Honus Wagner beyzbol kartı oldukça nadirdir ve üretimi durmadan önce piyasada 200’den az kart vardı. Kartlardan biri en son 3.000.000 dolardan fazla bir fiyata satıldı. Bir Honus Wagner kartına sahip olmak, Honus Wagner’e veya telif hakkına sahip olduğunuz anlamına gelmez. Kartın kendisi dışında herhangi bir şeye sahip değilsinizdir.

Yıllardır bu, kolleksiyon kart endüstrisinin iş modelinin bir parçasıydı. Milyarlarca kart üretin, çoğunu çöpe atın, bazıları ünlü olsun ve bazı kartların değeri artsın. Şimdi bir yağlı boya tabloyu düşünün. Belki uzun zaman önce çalındı ​​veya başka nedenlerle ünlendi. Bu tablo bir ve tek. Bir şekilde Mona Lisa’ya sahip olsaydınız, bu, içinde tasvir edilen kadına veya Da Vinci’nin herhangi bir parçasına sahip olduğunuz anlamına gelmez, bu basitçe, başkalarının da sahip olmak isteyeceği bir tuvale sahip olduğunuz anlamına gelir. İnsanlar gün boyu sana para ödemeden Mona Lisa’nın resimlerine bakabilirler, çünkü sadece orijinal tuvale sahipsin, fikre değil… Ama duvarınızda olması size bir his verir ve başkalarına bunu göstermek size biraz daha farklı bir duygu verir.

Yukarıdaki tuval örneği hakkında iki şeye dikkat çekmeye değer:

1- Paha biçilmez sanat eserlerine sahip olmanın üç bin yıllık bir kültürel tarihi var. Çoğu insan, orijinal bir Rothko’nun yüksek statülü bir lüks eşya olduğunu anlar.

2- Neredeyse tüm tablolar değersizdir (nakit olarak). Garaj satışlarında milyonlarca dolara satılmıyorlar ve orijinal (ve güzel) sanat eserlerinin her gün bir alıcısı bulunmuyor.

Peki NFT nedir? Dijital bir tokendır (Bitcoin gibi) ve Honus Wagner’ın kartı gibi, yalnızca bir tane vardır. Bu tokenlerden biri herhangi bir şeye işaret ediyor olabilir (bir basketbol şutunun videosu, bir yağlı boya, hatta bu blog gönderisi) ama bu token o şey değildir. Bu sadece, onu bir ve tek olmasını sağlayan kişi tarafından yetkilendirilmiş bir tokendir.

Şimdi tuzak şurada…

Üretenler, ürettikleri şey için ödeme almanın bir yolu olarak NFT’leri kullanabilir. İcat etmesi ve satması görece karmaşık olan alternatif dijital para birimlerinin aksine, son zamanlarda bir NFT’yi “üretmek” çok kolay hale geldi. Örneğin, bu blogdaki 8.500 gönderinin her birini bir tokene dönüştürebilir ve bunları açık pazarda satabilirim.

İçerik üreticileri, NFT’yi takip etmeye ayırdıkları zaman kadar, “az bulunabilirlik” görüntüsü yaratmaya ve insanları tokenlerin değerinin artacağına inanmaya zorlamak için o kadar çok zaman harcayacaklar. İçerik üretenler çok dijital tokenların destekleyicileri olacaklar. Bir kişinin hisse senedi gibi bir tane satın alma olasılığının tek nedeni bu olduğundan, değerinin artacağını umacaklar. NFT’ler bazı hisse senetlerinin aksine, temettü ödemiyor veya başka herhangi bir hakla birlikte gelmiyor. Ve gerçek sanat eserlerinden farklı olarak, NFT’ler genellikle kendi başlarına estetik açıdan güzel değildirler, sadece var olan bir şeyi temsil ederler.

NFT’leri satın alanlar, tedarikte bir sınır olmadığı gerçeğini göremiyor olabilir. NFT’ler daha çok Kindle kitapları ve YouTube videoları gibi olacak. Büyük çoğunluğun bir milyar değil on milyar izlenmesi olacak. Bu NFT çılgınlığı, üzerinde apaçık “balon” yazan, yasal olarak düzenlenmemiş, şeffaf olmayan bir koşuşturmadan başka bir şey değildir.

Geride kalan pek çok insan çok uzun bir süre NFT’ler için ödeme yapacak. NFT’ler hem üretim hem ticaret aşamasında şaşırtıcı miktarda elektrik kullanıyorlar. Hatta hatta ABD’deki bazı eyaletlerin tükettiğinden fazlasını kullanıyorlar. Sadece Christie’nin veya Basel Sanat Fuarı işlevini yerine getirmek için yeni ve devasa bir enerji santrali inşa ettiğinizi hayal edin. Ve boşa harcanan güç miktarı, popülerlikleri ve değerleri ile orantılı olarak artacaktır. Ve yukarı çıkmaya devam edecek. Blok zincirini doğrulamak ve yeni dijital paralar yaratmak için kullanılan yöntem kasıtlı olarak enerji yoğun ve verimsizdir. Bu kasıtlıdır. Ve daha değerli hale geldikçe, kullanılan enerji azalmayacak, artacaktır.

Bu, süregelen süreçte çok az değer yaratan ve zaman geçtikçe daha az verimli ve daha pahalı hale gelen süregiden bir israftır. Çoğu teknolojik yenilik için bunun tersi doğrudur.

O halde tuzak, içerik oluşturucuların bunları oluşturmaya bağımlı olmasıdır. Alıcılar ise, fiyatların yükseltmesine bağımlı olurlar ve bırakıp gidemezler. Böylelikle yaratıcılar ve alıcılar, kıt dijital tokenler oluşturmaktan başka hiçbir amacı olmayan bir iş için çok büyük miktarlarda değerli enerji tüketen, düzenlenmemiş bir sistemle ilişkili bir döngüye girmiş olurlar.

Yirmi yıl önce dijital para hakkında bir kitap yazmıştım. Bu tam da heyecanlanmak istediğim türden harika bir proje ve ekonomik merak. Ama ne yazık ki tuzağı görebiliyorum ve net bir şekilde konuşmak istedim.

Bundan uzaklaşalım.”

Not: Hızından dolayı “Uçan Hollandalı” lakabını alan efsanevi beyzbol oyuncusu Honus Wagner‘ın beyzbol kartı e ticaret pazarı eBay’de 1.1 milyon dolara alıcı bulmuştu.

Seth Godin’in blog’undaki gönderisinin aslını bu linkten okuyabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir:  Jack Dorsey, NFT haline getirdiği tweet'inin gelirini Afrika'ya bağışlayacak
Bitcoin ve kripto paralarla ilgili en güncel ve son dakika haberlerine anında ulaşmak için Gazetecoin.com'u Twitter’da takip edin, Google News’te takip edin, Instagram’da takip edin, Facebook sayfamızı beğenin ve Telegram kanalımıza katılın!
Mertcan Turaman

İstanbul Üniversitesi İşletme bölümü mezunuyum. 2 yıldır kripto parayla ilgili içerikler oluşturuyor ve sektörü yakından takip ediyorum. Habercilik alanında kendimi daha fazla geliştirmek istiyorum.